21 Aralık 2011 Çarşamba

Güneş Sonrası Cilt Bakımı

Yaz mevsimi en güzel yanlarından biri de bol bol güneşlenmek ve bronzlaşmaktır. Güneşin olumsuz etkilerinden korunmak için süründüğünüz güneş koruyucunuzun, cildiniz için yeterli olduğuna inanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Güneş ışınları, sıcak hava ve makyaj birleşince cildimizin temizliğine normalden daha fazla özen göstermemiz gerekir. Karma ve yağlı ciltlere özel etkin çözümler sunan Noviderm Boréade serisi, yaz aylarında cildinizin ihtiyacı olan temizliği sunarak makyaj artıklarının oluşturduğu yaşlanma etkilerinden sizi kurtarıyor. Ürünün fiyatı 38 TL.

Güneş sonrası cilt bakımı

Doğal bir UV filtresi olan titanyum dioksit ile özel olarak formüle edilen Baby Blanket SPF 50+ koruyucu güneş losyonu, zaralı güneş ışınlarına karşı hassasiyeti olan bebekler ve anneler için en etkili ürünlerden biri. Suya dayanıklılığı, hipoalerjenikliği ve tahriş etmeyen yumuşak dokusu, dermatologlar ile pediatristler tarafından test edilen ürün, bebeklerin ve annesinin cildine optimum koruma sağlayarak nemlendiriyor. Ürünün fiyatı 48 TL

Nemlendirmede üstün performansı ile özellikle yaz aylarının vazgeçilmez ürünü, Bepanthol Provitamin B5 içeren formülü ile cilde derinlemesine etki ediyor ve cildi ihtiyacı olan neme kavuşturuyor. Ürünü eczanelerden 28 TL vererek alabilirsiniz.

17 Aralık 2011 Cumartesi

Cilt Bakımı Siyah Noktalar

Hemen hemen hepimizin evinde pudra limon vardır. Bu iki malzemeyi kullanarak siyah noktalardan kurtulmak kolaydır. Üstelik çok kısa bir sürede.

İki çay kaşığı bebek pudrasının içine iki çay kaşığına yakın bebek pudrası koyup ikisini iyice karıştırın ve bu karışımı temiz cildinize sürün hepsi bu kadar birkaç günde siyah noktaların kökünü kurutacaktır. Ayrıca bu karışım kırmızı sivilcelere de çok iyidir. Pudra cildinize vitamin ve mineral sağlarken limon ise siyah noktaları ve sivilceleri yok eder.

Yüzünüzdeki siyah noktalar için ilk önce eczaneden bir şırınga alın . Daha sonra temiz bir tasa kaynamış sıcak su koyun.

Başınızın üstüne bir çarşaf örterek bu suyun buharına bir süre yüzünüzü tutun. Yani yüzünüze basit bir buhar banyosu yapın. Buhar banyosundan sonra siyah noktalar çok kolay çıkar.

Buhar banyosundan sonra iğnesini çıkardığınız şırınganın ucuyla hafifçe siyah noktanın üzerine bastırın. Siyah noktalar şırınganın içine girecektir. Bunu yaparken siyah noktaların çıkış yönüne dikkat edin ve o yönden bastırın. Yüzünüzdeki siyah noktalar hep aynı yönde çıkar.

Bu işlemden sonra yüzünüzü mutlaka bir temizleme losyonuyla temizleyin.

Kış Ve Cildimiz

Kış aylarında kar yağışı, şiddetli rüzgar ve kuru hava gibi cildimizi tehdit eden faktörlere karşı dikkatli olmak gerekiyor. Cilt sağlığımızı korumanın yolu ise soğuktan korunmanın yanı sıra düzenli bakım ve doğru beslenmeden geçiyor.

Ciltteki nem oranı özellikle mevsimsel geçişlerde daha fazla önem taşıyor. Çünkü yazın cilt UV ışınlardan etkilenir ve kış geldiğinde; kararmış, bronzlaşmış, kurumuş ve kırışmış olur. Soğuk havalarda ise cildin içerdiği su miktarı aniden düşer.

Kışın karlı ve soğuk havalarda, ısınmak amacıyla vücudun sıcak su ile yıkanması uygulaması son derece yanlıştır. Çok sıcak suyla yıkamak yüzü kurutup matlaştırıcı etki yapabilir. Sıcak su ile saç yıkanması ise saç kırılganlığını artırır; saçı kurutur, matlaştırır.

Islak saçla dışarı çıkarken unutulmaması gereken şey ıslak deriyle dışarı çıkmanın zararlı olduğudur. Islak deri kuru ve soğuk hava ile temasta bulunursa deride hücreler arası suyun kaybına neden olur ve kurumalar gelişir. Soğuk hava, damarların büzülmesine neden olarak derinin sağlıklı beslenmesini engeller. Bu da soluk, mat ve kuru bir cilt oluşturur. Rüzgar ise hem soğuk havanın etkisini artırır hem de fiziksel travma ile egzema gelişimine neden olabilir. Soğuk havada dışarı çıkarken atkı ve bere ile kamuflaj yapın.

Vitamin ve mineraller cildimizi rahatlatır, deride daha parlak pürüzsüz bir görünüm sağlar. Bunu da deri altı dokusuna gerekli olan nemlenmeyi sağlayarak yapar. A, C, E vitaminleri ile taze havuç, kayısı ve domateste bolca bulunan Beta Karoten’i mümkün olduğunca çok tüketmek önemlidir. Bu vitaminlerin antioksidan değerleri çok yüksektir ve olumsuz hava koşullarının cilde verdiği zararlarla savaşıp cilt hasarlarını onarır. Ayrıca her zaman yediğimizden daha fazla taze meyve ve sebze yemeye gayret etmek gerekir.

Her zaman yüz cildimiz ilk planda düşünüldüğü için aslında gerçekten su kaybı yüksek olan vücut derimiz ihmal edilir. Soğuk havaların gelmesiyle vücudu kapatan kıyafetler tercih edildiğinden problemin varlığı da görülmez. Oysa özellikle her gün banyo sonrasında mutlaka vücut nemlendiricileri sürülmelidir. Deri henüz nemliyken sürülmesi daha başarılı sonuç verir. Nemlendirici krem ya da losyonlar gelişigüzel seçilmemeli, içeriklerine dikkat edilmeli, bu konuda dermatoloji uzmanlarından yardım alınmalıdır. Özellikle vazelin, dimetikon, gliserin, linoleik asit, seramid gibi maddeleri içerenler tercih etmek gerekir.

Sonbaharda da kış aylarında da güneş koruyucu ürünler kullanılmaya devam edilmelidir. Çünkü gün ışığının olduğu her mevsimde ve saatte cildimiz UV ışınlarına maruz kalır ve gittikçe yaşlanır. Yaşlanmış ya da kırışmış ciltler için antioksidan özellikleri olan gece kremleri, maske ürünleri ve de cildin kalınlığını azaltmaya yönelik tedavi yöntemleri tercih edilmelidir. Cilt kalınlığını azaltan en etkili tedavi yöntemi peeling tedavisidir ve bu tedavi mutlaka dermatologlar tarafından yapılan kimyasal peeling olmalıdır.

Kimyasal peeling sadece kırışıklıklara yönelik etkili bir yöntem değil, aynı zamanda güneş ışınlarıyla oluşmuş pigmantasyonları ve akneyi azaltıp, yüze canlı şeffaf bir görüntü sağlamak için ideal olan tedavi yöntemidir. Her mevsim öncesi, cildimizi etkileyen hava koşullarına göre gerekli tıbbi ve kozmetik tedavi yöntemlerini uygulamak ve uygulatmak, hem oluşabilecek hasarları önler, hem de sürekli olarak sağlıklı ve genç bir cilde sahip olmamızı sağlar. Özellikle ani hava değişikliklerinde cilt bakımına daha fazla özen göstermek gerekiyor.

Sağlıklı Cilt Bakım Önerileri

Yüz ve boyun dış etkenlerden çok fazla etkilenir. Yüzümüzün cilt yapısı elimizin cilt yapısına benzer. Fakat yüzümüzün cildinin elimizin cildine göre başka sorunları da vardır. Siyah noktalar, sivilceler, yağlanmalar veya kurumalar, kırışıklık gibi. Bunlar cildin gerçek ve en büyük düşmanıdır.Herkes normal bir cilde sahip olmak ister. Fakat cilt ister normal, ister yağlı, ister kuru olsun asıl önemli olan cilt bakımını bilmek ve cildimizi korumaktır. Cilt bakımı için aşağıdaki doğal ve bitkisel karışımları uygulayabilirsiniz. Bitkilerle cilt bakımı hem sağlıklı hem de doğal olduğu için bayanların kozmetik ürünlere alternatif olarak her zaman tercih ettiği bir bakım yöntemi olmuştur.

Sabah Bakımı

İlk olarak sabah kalktığınızda su ve sabunla cildinizi iyice yıkayın ve yumuşak bir havlu ile kurulayın. Bir süre sonra yani cilt kuruduktan sonra tonikle temizleyin. Yüzünüzü temizlediğiniz pamuğa baktığınızda çok şaşıracaksınız. Az önce cildinizi sabunla temizlememiş gibi pamuk kirlenir. Çünkü sabun toniğin ulaşabildiği kadar cildin derinine ulaşıp oradaki kirleri temizleyemez. Cildinizi temizledikten sonra mutlaka cildinize uygun bir nemlendirici krem sürün fakat cildiniz kuru dahi olsa kreminiz çok yağlı olmasın. Sabah yaptığınız bu basit cilt bakımı cildinizi ve boynunuzu gün boyu dış etkenlerden korur ve cildinize güzellik kazandırır.

Akşam Bakımı

Akşam bakımı da sabah bakımına benzer. Özellikle makyajlıysanız yüzünüzü ve boynunuzu önce sabunla yıkayın, daha sonra tonik veya losyon, bunlar yoksa süt ile iyice silerek temizleyin. Yüzünüzde fondöten veya pudra artığı bırakmayın. Daha sonra cildinize sabah kullandığınızdan biraz daha yağlı bir nemlendirici krem sürün. Kreminizi cildinizin yapısına göre seçmeye özen gösterin. Evet hepsi bu. Basit, ekonomik ve gerçekten faydalı.

Kadife gibi bir cilt için

Cildinize uyguladığınız sabah ve akşam bakımının yanında haftada bir kez uygulayabileceğiniz bazı doğal maskeler yardımıyla da cilt bakımı yapabilirsiniz.
1 adet yumurtanın beyazını iyice çırparak kabartın. İçine bir komposto kaşığı bal ile birkaç damla bademyağı ilave edin. Bu karışımı krema haline gelinceye kadar çırpın (eğer cildiniz kuru ise badem yağını birkaç damla daha fazla katabilirsiniz). Hazırladığınız kremi sabahları yüzünüze sürüp 1-2 saat bekleyin ve daha sonra yüzünüzü ılık suyla silin (haftada bir kez uygulayabilirsiniz).

Kışlık Cilt Bakımı Nasıl Yapılır

Özellikle uzun ve soğuk kış ayları cilde özel bir bakım uygulanmasını gerektirir. Günlük yorucu ve tekdüze hayata dönüş, düzensiz ve zamansız beslenme, şehrin kargaşası, kış aylarında alınan gıdalardaki yağ oranın daha fazla olması, rüzgar, soğuk hava, cildimizin yıpranarak zarar görmesini ve kötü bir görünüm almasına sebep olur. Bütün bu olumsuz etkileri yok etmek ya da en aza indirmek için cildimize kış aylarında daha fazla özen göstermek ve bakım uygulamak zorundayız.üzellik enstitülerinde yapılan bakımın bir çok değişik safhası vardır. Soğuk kış günlerinde yapılacak bakımın ilk aşaması, cildi öncelikle temizlemeye yönelik olmalıdır.

1) Akşamları makyajı silmek için cilde temizleyiciyle masaj yapılmalıdır. Makyaj önce pamuk ile hafifçe silinip, temizleyici sütle yüz temizlenmelidir.

2) Bu işlemden sonra siyah noktaların sıkılmasına başlanır. Enfeksiyon ve kızarıklıkları önlemek için bu işlemi yaparken parmakların temiz olmasına ve akneleri sıkarken çok fazla zorlamamaya özen gösterilmelidir.

3) Yumuşak bir fırça ve sabun köpüğü ile yüz ve boyun dairesel hareketlerle temizlenir, sonra da bol suyla yıkanır. Bu işlem yüze pürüzsüz ve parlak bir görünüm kazandırır.

4) Ölü hücreleri ve pürüzleri yok etmek için yüz ve boyuna sürülen kremler 5 dakika bekletilir. Bir süre sonra ince bir kağıt mendil yardımıyla cilde tonik sürülür.

5) Bundan sonra yüze parmak uçlarıyla masaj uygulanır. Zayıflamış dokulara renk ve elastikiyet kazandırmak için kuvvetli nemlendiriciler kullanabilir.

6) Fazla krem bir pamuk ile alındıktan sonra, cilde uygun bir maske yüze sürülür. Maske yaklaşık 10 dakika kadar bekletilir.

7) Tekrar bir kat tonikle silindikten sonra yüz artık temizdir ve tüm hava muhalefetine rağmen rahatça nefes alabilmektedir

Cilt Tipine Göre Bakım

Kuru ciltler
Cildiniz çok kuruysa tonik uygulamanıza gerek olmayabilir. Cildi kuruttukları için alkol bazlı tonikleri kullanmayın. Cildinize buhar uygulamasını birkaç dakika sürecek şekilde kısa tutun.

Yağlı ciltler
Cildinizi haftada bir tanecikli bir ovalama ürünüyle veya her gün alfa hidroksi asidi içeren kimyasal bir ürünle ölü hücrelerinden arındırın. Cildinizde irileşmiş gözenekler varsa cildinizi lavantayla kompres tekniği ile her gün derinlemesine temizleyin. (Geniş bir kaseyi ılık suyla doldurun ve içine beş damla kadar lavanta yağı ekleyin. Lavanta yağının kokusunu içinize çekerken temiz bezi ılık suya daldırıp iyice ıslatın ve cildinizin her yerine bastırın. Lavantanın iyileştirici ve ferahlatıcı özellikleri vardır; cildinizi temizlerken aynı zamanda sinirlerinizi de yatıştırır.)

Karma ciltler
Cildinizin nerelerde neme ihtiyaç duyduğunu (genellikle yanaklar alın ve boyun bölgesi) ve nerelerde daha yağlı olduğunu (genellikle burun çene ve bazen de alın) belirleyin. Yüzünüzün değişik bölgeleri için değişik maskeler kullanmayı deneyin. Yağlı T bölgesi için (yani alın burun ve çene) kil bazlı bir maske tercih ederken yüzünüzün daha kuru bölgeleri için daha nemlendirici bir maske seçin. Hava stres kirlilik ve hormonlarınızın cildinizin nem dengesini değiştirebileceğini unutmayın.

Yaşa Göre Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?

Her yaşta her cilt tipi için uygun bakım önerilerimizi dikkate alarak kendinizi şımartın.

Temizlik ve nemlendirme bakımlı bir cilde sahip olmanın en önemli adımları. Cilt bakımı yaparken cilt tipine ve yaşa göre uygun bakım uygulamak önem taşıyor. Her yaş dönemine ve cilt tipine uygun bakım önerileri20’li yaşlarda cilt bakımı
♦ Cildinizi sabah ve akşam temizlemelisiniz. Özellikle sabunsuz temizleyicileri tercih edin.
♦ Cildinizi iyice durulayıp kuruladıktan sonra alkolsüz bir tonik uygulayın. Tonik gözeneklerinizi sıkılaştırır cildinizin PH dengesini düzenler ve temizleyici ürünün artıklarını alır.
♦ Temizleme işleminden sonra cildinize gereksinimi olan nemi vermek için cilt tipinize ideal nemlendirici bir ürün uygulayın.
♦ 25 yaşından sonra göz çevrenizde belirmeye başlayan ince çizgilerin silikleşmesi ve derinleşmemesi için bir göz çevresi kremi kullanmalısınız. Çok yorgun olduğunuz zamanlarda canlandırıcı bir serumla mini bir kür de uygulayabilirsiniz.

30’lu yaşlarda cilt bakımı
♦ 2o`li yaşlarda başladığınız temel bakımın yanısıra yavaş yavaş başlayan göz çevresi kırışıklıklarına önlem alın. Bu bölgedeki derinin ince olmasından dolayı göz çevresi için özel olarak hazırlanmış yağsız ürünleri kullanın.
♦ Uyandığınız zaman gözlerinizde şişme oluyorsa çayla kompres yapmak ya da salatalık dilimleriyle gözleri dinlendirmek iyi gelecektir.

40’lı yaşlarda cilt bakımı
♦ Yüzünüze temizleyici sütü dairesel hareketlerle uygulayın. Hafif ve nemli bir pamukla içten dışa doğru ve alın yanaklar çene sırasını takip ederek temizleyin. Tonik ya da suyla cildinizi durulayın.
♦ Nemini kaybetmiş ciltte çizgilerin artması hızlanacağından nemlendirici kullanmayı ihmal etmeyin. Kullandığınız ürünün hiyalüronik asit ve gliserol içerikli olmasına dikkat edin. Çünkü bu aktifler deri katmanlarında suyun tutulmasına yardım eder.
♦ Yüzünüze uyguladığınız bakımı mutlaka boynunuza da uygulayın. Ancak yüzünüze yukarı doğru boynunuza ise aşağı doğru hareketlerle kreminizi sürün.

Her yaşta uygulanabilir bakım önerileri
1. Boynunuzda gıdı oluşmasını engellemek için boynunuzu yukarı doğru gergin tutmayı bir alışkanlık haline getirin.
2. Ciltteki kuruluğu gidermek için yıkandıktan sonra yağlı bir kremle tüm vücudunuzu nemlendirin.
3. Haftada birkaç kez arındırıcı bakım ürünüyle cildinizi ölü hücrelerden temizleyin.
4. Sarkmalar için en etkili yol egzersiz yapmaktır. Uzun egzersizlere zaman ayıramıyorsanız hiç olmazsa yürüyüş yapmayı deneyin.
5. Göğüs ve bacak arası sarkmalarını önlemek için çok sıcak suyla yıkanmamaya özen gösterin. Banyo sonrası göğüslerinize ve bacaklarınıza soğuk su ile şok yapın.
6. Sigara alkol çay ve kahve cildin başlıca düşmanlarıdır. Bunlardan uzak durmaya çalışın.
7. Stres etkisini cildinizi bozarak gösterir. Stressiz bir yaşam için çaba harcayın.

Ciltte Kahverengi Lekelerin Tedavisi

LENTİGO NEDİR NEDENLERİ BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

 

Lentigo, halk arasında yaşlılık lekeleri olarakta bilinen ciltteki kahverengi lekelerdir.

Özellikle 40 yaş sonrası bayanlarda daha çok görülen kahverengi lekeler 20 yaşındaki gençlerde de ortaya çıkabiliyor.



En çok kadınlarda görülen lentigo az da olsa erkeklerde de çıkabiliyor. Bazı görüşlere göre karaciğerden geldiği söylenen kahvrengi lekeler aslında iç organlardan kaynaklanmıyor.

Halk arasında söylenen bu yanlış bilginin aksine lentigonun başlıca nedeni güneştir. Güneşin zararlarının gün geçtikçe artması lentigo hastalarının sayısını da çoğaltmıştır. Günümüzde her üç kadından birinde kahverengi lekeler görülmeye başlamıştır.

 

Lentigo Nedenleri:

 

* Lentigo hastalığının ilk nedeni güneşe maruz kalmaktır. Yanlış güneşlenme ciltteki kahverengi lekelere neden olur.

 

* Bayanlarda hamileliğe bağlı hormon değişiklikleri lentigo nedeni olabilir.

 

* Kullanılan bazı ilaçlar ciltte kahverengi lekelere neden olabiliyor.

 

* Bazı bitki ve meyve yağlarıda direk güneşe maruz kalındığında da ciltte lekeler oluşabilir.

 

* Ciltteki kahverengi lekeler açık tenli kişilerde daha çok görüldüğünden güneşe çıkarken mutlaka koruyucu kullanmaları gerekir.

 

* Lentigo, genetik yapıya bağlı olarak kalıtımsal da olabiliyor.

 

Lentigo Tedavisi:

 

Ciltte oluşan kahverengi lekeler olan lentigo oluşmaması için güneşe çıkarken mutlaka koruyucu kremler kullanılmalıdır. Hatta saat 11.00 ile 15.00 saatleri arasında mümkün oldukça güneşe çıkmamak gerekir. Eğer lekeler oluşmuşsa öncelikle kremler ile tedavi denenir.

Eğer krem tedavisi ile geçmiyorsa lokal kimyasal tedavi, peeling, lazer, krioterapi veya mikro-dermabrazyon gibi tedaviler uygulanır. Bu tedaviler mutlaka Dermatolog Cilt Uzmanı bir doktor tarafından aralıklarla yapılmalıdır. Aksi taktirde yan etkileri olabilir. Eğer uygun tedavi şekli uygulanmazsa

ciltte tahris, alerjik reaksiyonlar, hipo-pigmentasyon (beyaz lekeler) veya hiper-pigmentasyon (koyu lekeler) ortaya çıkabilir.